Ahiret

Ahiret

Ahiret

Müslüman olan herkes ahiret gününe inanır. Her yeni eskir, her doğan ölür, her beklenen gelir… Geleceğinden hiç şüphe olmayan ahiret, hesap vermek üzere tekrar diriltileceğimiz zamandır.

O büyük günde, dünyada yapıp ettiklerimizin kaydedildiği amel
defterlerimizi aldıktan sonra adalet terazileri kurulacak ve hesap görülecektir. Dünya hayatında yapmış olduğumuz her hayrın mükâfatını göreceğimiz gibi işlediğimiz her günahın da hesabını vereceğiz.

O gün, tartısında salih amellerin ağır bastığı kimse kurtuluşa erecektir. Salih amelleri hafif gelenlerse kendilerine yazık etmiş olduklarına bizzat şahitlik edeceklerdir. İman esaslarından biri olan
ahirete iman, insanın sorumluluk bilinciyle hareket etmesini sağlar. Bu bilinçte olan kişi dünya hayatında asla sorumsuz hareket edemez.

Âhirete iman etmek, insan hayatın anlam katar. Allah’a, topluma,
aileye ve kendimize karşı olan sorumluluklarımızı layıkıyla yerine
getirmemizi sağlar. Bize her türlü tutum ve davranışımızdan haberdar olan bir Rabbimizin olduğunu, bütün amellerimizin kaydedildiğini ve bunlardan bir gün mutlaka hesaba çekileceğimizi hatırlatır.

İnfakta acele etmek

Dünya hayatı gelip geçicidir. İnsanın ise bitmek tükenmek bilmeyen
arzu ve hevesleri vardır. O, kendisini dünyanın geçici arzularına kaptırırsa, ahiret için hazırlık yapmak gereğine inansa bile, henüz
önünde uzun bir süre bulunduğunu sanıp görevlerini ileriye erteleme gibi bir yanılgıya düşebilir.

Ölüm ile yüz yüze geldiğinde ise, kendisine ek süre verilmesi için yalvarır. Ama sınav süresi bitmiş, artık sıra değerlendirmeye gelmiştir. Zekat ibadetinin zamanında eda edilmeyip ertelenmesi de böyle bir tehlike doğurabilir. Ayrıca zamanında ödenmeyen zekat ve sadakalar muhtaçlar için anlamını yitirmiş de olabilir.

Bu bakımdan Yüce Allah varlıklı kullarını uyararak vazifelerini zamanında yapmalarını kendilerinden istemektedir: “Herhangi birinize ölüm gelip de, ‘Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!’ demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın. Allah, eceli geldiğinde hiçbir kimseyi asla ertelemez. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.”

(Münâfikûn, 63/10-11)
(Muhlis Akar, Ercan Eser, Zekatı Anlamak,
Ankara-2012, s.90)

error: Content is protected !!
javasız sohbet | türkiye sohbet | sohbet